Avaaz - Dünya eylemde
Devam ederek, Avaaz'ın verilerinizi nasıl kullanabileceğini ve güvenliğini nasıl sağladığını açıklayan Gizlilik Politikasını kabul ediyorsunuz.
İklim

Geleceğimiz için Vanuatu’ya destek olun!

1İMZACI
500.000
Kampanyaya Katılın
Çevre ve Biyoçeşitlilik
İnsan Hakları

Gezegeni Korumak İçin Lula’nın İmzası

1İMZACI
1.500.000
Kampanyaya Katılın
İnsan Hakları
Filistin

Filistinlilere idam cezasına hayır!

1İMZACI
750.000
Kampanyaya Katılın
İnsan Hakları
Kadın Hakları

Sudan: Recm cezasına son!

1İMZACI
1.000.000
Kampanyaya Katılın

0123456789
0123456789
.
0123456789
0123456789
0123456789
.
0123456789
0123456789
0123456789

ses dünya çapında fark yaratıyor

İnsanlar her yerde daha aydınlık bir gelecek için mücadele ediyor

E-posta ile kayıt olun

İnatçı İyimserlik

Christiana FigueresKosta Rikalı DiplomatKolektif Eylemin Gücü

Tanıklık Etmek

Graeme GroomDoktorKüresel Topluluğun Kıymeti

Yayındaki Kampanyalar

Şu Anda

İlginizi bekleyen Avaaz kampanyaları

İnsan Hakları
Adalet
Filistin

İsrail’in yasadışı ilhak planını durdur!

1İMZACI
750.000
Kampanyaya Katılın

İnsan Hakları

ACİL: Nobel Ödüllü Nergis Muhammedi’ye Özgürlük

1İMZACI
500.000
Kampanyaya Katılın

İnsan Hakları
İnsani Yardım

Trump'a karşı durun

1İMZACI
500.000
Kampanyaya Katılın
Drive change in your community
TOPLULUĞUNUZDA DEĞİŞİMİ BAŞLATIN

Yaşadığınız yerde olumlu bir fark yaratacak hareketin öncüsü olun

İZ BIRAKIN

Üye Kampanyaları

Dünyanın her yerindeki Avaaz üyelerinin başlattığı değişime göz atın

Öne çıkanlar

İsrail'in katledecegi suçsuz Filistinlilerin idam edilmesinin durdurulması

İsrail önce kendini misafir eden Filistinlileri evlerinden yurtlarından etti yetmedi çoluk çocuk kadın demeden öldürdü, esir aldı şimdi de esir aldığı suçsuz gençleri çocukları idam edecek buna da dünya ve dünyada ki liderler sessiz kalırlarsa demek ki bitane insan diyebileceğimiz lider kalmamış demektir. İspanya nın duruşu gibi bir duruş sergilesin diğer dünya liderleri de tabi insanliktan nasiplerini almışlarsa
Yılmaz A.
1İMZACI
50
Dilekçeyi imzalayın

Çankaya Belediyesi Çerkeslere Karşı

Hepimizin maddi ve manevi desteğiyle inşa edilen Çerkes Derneği Yaşamkent Sosyal Tesisleri'nin boşaltılması için işlem başlatılmış ve tahliyenin 2 Aralık 2024 tarihinde gerçekleştirileceği sadece bir iş günü önce, 29 Kasım 2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. 2015 yılında Çankaya Belediyesinin desteği ve Çankaya eski Belediye Başkanı'nın katılımıyla açılan bu tesisin kapatılma isteğine anlam vermek çok zordur.

Bu durum, Cumhuriyet Halk Partisi'nin savunduğu halkçı ve sosyal belediyecilik ilkelerine açıkça aykırıdır. Halkın desteğiyle kurulan, toplumun kültürel çeşitliliğini ve dayanışmasını destekleyen bir sosyal tesisin tahliyesi, sadece Çerkes toplumunda değil, demokrasiye, eşitliğe ve katılımcılığa inanan tüm yurttaşlarda derin bir hayal kırıklığı yaratmıştır. CHP'nin halkçı belediyecilik vizyonu, vatandaşın ihtiyaçlarına duyarlı, toplumsal faydayı önceleyen ve herkese eşit hizmet sunmayı vaat etmektedir. Ancak bu tahliye kararı, bu vaatlere gölge düşürmekte ve halkın güvenini sarsmaktadır.

Çerkes Derneği Yaşamkent Sosyal Tesisleri, sadece bir dernek binası değil; komşuluğu güçlendiren, sosyal bağları pekiştiren ve kültürel zenginliğimizi yaşatan bir mekândır. Bu tesisin tahliyesi, bir kültürel değer kaybı yaratacak ve "halka rağmen yönetim" algısını güçlendirecektir.

Çankaya Belediyesi'ni bu kararı gözden geçirmeye, halkın iradesine saygı göstermeye ve bu sosyal tesisin faaliyetlerine devam etmesi için kira süresini uzatmaya davet ediyoruz. Bu, hem CHP'nin sosyal adalet ve eşitlik ilkelerine uygun bir adım olacak hem de toplumsal barışa katkı sağlayacaktır.


Dostluk K.
1İMZACI
2.000
Dilekçeyi imzalayın

İstanbul Sözleşmesi Geri Gelecek!

Bildiğiniz üzere Istanbul sözleşmesi kadınlara ve topluma birçok önemli haklar sundu. Bu sözleşmenin kaldırılmasının üzerine toplumda kadın cinayetleri, kadına şiddet büyük oranda arttı. Kadınlar kimsenin oyuncağı değildir. Olmayacaktırda sizde sesimizi duyurmamız için imza vererek destek olabilirsiniz. Teşekkürler. 
Atahan H.
1İMZACI
200
Dilekçeyi imzalayın

Doğu türkistana yapılan zulümün farkına varılmasını istiyorum

Merhabalar bildiğiniz üzere çin uygur türklerine çok kötü davranıyor çocuk kadın farketmeksizin zulüm uyguluyorlar hadi sende kampanyaya imza at BUNU BIRLIKTE BAŞARACAĞIZ...
Bts A.
1İMZACI
750
Dilekçeyi imzalayın

Kaz Dağlarından Elinizi Çekin!

​​​Kazdağı’nın Kaynarca Deresi ve Yağlı Alanı bölgesinde yaklaşık bir ay önce başlayan ve 24 saat, üç vardiya devam eden maden arama sondajları bölgede yaşayan on binlerce insanın sağlıklı içme ve kullanma sularını tehlikeye sokmaktadır. ​​​Sondaj yapılan bölge Bayramiç, Ayvacık ve Ezine tarafına akan derelerin üst kotundadır. Bu dereler Ayvacık Barajı, Bayramiç Barajı, Akçin, Çavuşlu, Yassıbağ ve Örenli göletlerine akmaktadır. Sondaj yapılan bölge binlerce pınarın ve yüzlerce köyün içme sularının kaynaklarının üstündedir. Sondaj yapılan bölge yöre insanının Kazdağı dediği yerdir, Sarıkız zirvesinin yanı başıdır. ​​​Sondaj yapılan bölge Kazdağı grup suyunun su toplama havzasının tam üstündedir ve bu bölgeler 1. 2. ve 3. Derece koruma bölgeleri içerisinde olup, bu alanlarda sağlığa aykırı hiçbir işlem yapılması mümkün değildir. Buna ilişkin verilerin DSİ den temini mümkündür.  ​​​​Tarım ve Hayvancılıkla geçinen yöre halkının tüm temiz ve sağlıklı su kaynaklarının üstünde yapılmaya devam eden bu maden arama sondajları açıkça kamu sağlığını, bölgede su ihtiyacı olan tüm canlıların sağlığını tehdit etmektedir.​​​Yapılan sondajlar milyonlarca yılda oluşmuş tatlı su akiferlerini (yer altı su hazneleri ve yer altı akar sularını)delmek suretiyle, içilemeyen zehirli su akiferlerive sondaj esnasında kullanılan kimyasalları ve madeni yağlar ile temas ettirerek  bu sağlıklı su kaynaklarını kullanılmaz hale getirmektedir. Bu husus tarafınızdan görüşüne başvurulacak jeolog ve jeofizik mühendisi bilirkişilerce şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıklanacaktır. ​​​Her sondaj kuyusunun yanına açılan atık havuzları da diğer bir büyük tehlikeyi beraberinde getirmektedir. ​​​Tüm dünyada olduğu gibi, ülkemiz ve bölgemizde de iklim değişikliği sebebiyle ciddi bir kuraklık yaşanmaktadır. Tüm baraj ve göletler boşalmış, tarımsal su kalmamıştır. Ayvacık bölgesindeki köylerin ve kasabaların biricik su kaynağı Kazdağı’dır, evlerimizde akan çeşmelerin su kaynakları bu sondaj yapılan bölgededir. Hal böyle iken bölgedeki tüm derelerin doğduğu yerlerin üst kotunda yapılan bu sondajlar akla bilime ve vicdana sığmadığı gibi başta T.C. Anayasası olmak üzere, çevreyi ve sağlığı koruyan tüm yasal düzenlemelere de aykırıdır. ​ ​​​Açıkça söylemek gerekirse; bu maden arama sondajları tüm bölge insanının sağlığını, tarım ve hayvancılık faaliyetlerini dolayısı ile geçim kaynaklarını ve ayrıca bir bütün olarak tüm canlı yaşamını tehlikeye sokmaktadır. ​​​Bu sondajları yapan firma ve bu sondajların yapımına izin veren ilgili kurum ve kuruluşlar, imzaları atan yetkililer yukarda saydığımız nedenlerden dolayıçevre ve insan sağlığına karşı kasten ve bilerek suç işlemektedirler. ​​​​Yetki Bölgeniz olan Ayvacık ile Bayramiç-Ezine ve bağlı köy ve beldeler tarım ve hayvancılıkla geçinmektedir. Ulaşılabilir- temiz ve sağlıklı tatlı su kaynakları da  tarım ve hayvancılık ve tüm canlı yaşamı için hayati önem taşımaktadır. ​​​Tüm barajlar boş iken, tarlaları sulayacak su yok iken, tüm köyler içme ve kullanma suyu konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyor iken var olan su kaynaklarımızın maden arama sebebiyle bozulması, bu suların sondaj esnasında kullanılması konuya ilişkin tüm mer’i mevzuata aykırılık teşkil etmektedir. ​​​​Kaynarca deresi üzerinde 24 saat hiç durmadan sondajlara su basan motorun ve bölgede yapılan sondajların fotoğrafları ektedir (Ek-1) ​​​​Bölgenin tatlı su kaynaklarını geri dönüşü olmayacak şekilde tahrip eden, Çevre ve Toplum sağlığını tehlikeye sokan bu sondajlar derhal durdurulmalı bu sondajları yapan gerçek kişiler, tüzel kişilerin yetkilileri ve söz konusu sondajlara izin veren ya da göz yuman kamu görevlileri işledikleri suçlardan dolayı adalet önünde hesap vermelidir. Sondaj yapılan bölgede su kaynaklarının izinsiz kullanımı ve kaynakların kirletilmesi konusunun tarafınızdan yapılacak soruşturma sırasında tespitiyle, tedbir kararı ile durdurulmasını talep ediyorum. ​​​​Şu anda sizlerin ve ailelerinizin de kullandığı suların akıbetinin ne olduğu ve olacağı meçhuldür. Nitekim köylerimizde çeşmelerden kokulu ve çamurlu sular akmış ve akmaktadır. TCK na göre bir suç işlendiğini gören duyan öğrenen her vatandaşın ihbar mükellefiyeti vardır. Bu mükellefiyetini yerine getirmeyenler de suça iştirak etmiş sayılırlar. Bizim yaptığımız vatandaşlık görevidir. Siz Cumhuriyetin Savcılarının da önce Kamu Görevinizi sonrasında da vatandaşlık görevinizi layıkıyla yapacağınıza inanıyorum.  ​ ​​​Dünyayı sarsan küresel ısınma, ülkemizde hüküm süren kuraklık ve kuşkusuz doğaya yapılan bu tür akıl dışı müdahalelerin biyolojik çeşitliliğe yansıması sonucu yüzleştiğimiz yeni virüsler, salgınlar her şeyi yeniden sorgulamamızı gerektiren, doğaya ve su kaynaklarımıza yönelik bu girişimler parasal karşılığı ne olursa olsun, kimi zengin edecekse etsin, her şeyden önce insanlık suçudur.  ​​​​1982 Anayasasının Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması başlıklı 56. Maddesinde “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. ​​​Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.” denilmek suretiyle çevre hakkı düzenlenmiştir. ​​​Tarih, Kültür Ve Tabiat Varlıklarının Korunması başlıklı 56. Maddesinde de “Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır.”düzenlemesini getirmiştir. ​​​Anayasamızın ilgili maddeleri ve bu doğrultuda düzenlenmiş mevzuata göre işlenen bu suçların tarafınızdan ivedilikle kovuşturularak öncelikle suçun önlenmesi ve doğacak zararların büyümesinin önüne geçilmesi bakımından gerekli tedbirlerin alınmasını, yürütülecek soruşturma sonucunda ceza davası açılmasını ve tarafıma bilgi verilmesini saygılarımla dilerim.
Mehmet B.
1İMZACI
500
Dilekçeyi imzalayın

Dim Alacami’ de HES E HAYIR (Hidroelektrik Santral)

Dim Alacami’de ikinci HES istenmiyor
 
Alanya’nın doğallığını koruyabilmiş ender köylerinden olan ve Dim Çayı’nın kaynağına ev sahipliği yapan Dim Alacami Mahallesi’ne, 7 yıl aradan sonra ikinci bir HES (Hidroelektrik Santral) yapılacağının ilan edilmesi, mahalle halkından büyük tepki topladı.
 
YABAN HAYATI GELİŞTİRME SAHASI İÇİNDE
Alacami Köyü’nde büyük çoğunluğu orman arazilerinde kalan sahada İleri Regülatörü ve HES kurulması planlanıyor. 30 ayda kurulması planlanan santralde 49 yıllık işletme dönemi öngörülüyor. Projenin maaliyetinin 150 Milyon TL’nin üzerinde olacağı tahmin ediliyor. Projenin tamamı Dim Çayı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası sürdürülebilir alanı içerisinde kalıyor. Alanya şehir merkezine 43 Km mesafede bulunan Dim Alacami Mahallesi, doğal güzellikleriyle de turizm açısından gelecek vaat ediyor.
 
ÇED SÜRECİ BAŞLADI
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Antalya İl Müdürlüğü’nün ilgi sayılı yazısında; İleri Enerji Üretim Turz. İnş. San. Tic Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan "İleri Regülatörü ve HES (9,90 MWm/9,72M We)" projesi ile ilgili olarak, Çevresel Etki Değerlendirilmesi (ÇED) Yönetmeliği gereği "Çevrimiçi ÇED Süreci Yönetimi Sistemi (e¬ÇED)" üzerinden elektronik ortamda sunulmuş olan proje tanıtım dosyasına "Çevresel Etki Değerlendirilmesi Gereklidir" kararı verildiği belirtilerek, söz konusu kararın halka duyurulması istendi. Duyurunun ardından Dim Alacami Mahallesi sakinleri, “Köyümüze 1 tane HES yapıldı, ikincisini istemiyoruz” diyerek tepki gösterdi.
 
İTİRAZ DİLEKÇESİ VERILDİ
“Söz konusu proje ile ilgili alınan "ÇED Gereklidir" kararı, projeden etkilenecek olan köy halkımızın kolaylıkla ulaşabileceği yerlerde, muhtarlığımızda ve mahallemizin camisinde ilan edilmiştir. Ancak Alacami Mahallesi halkı olarak bizler bu projenin yapılmasını istemiyoruz” diyen Alacami Mahallesi Muhtarı Kerim Teker, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Antalya İl Müdürlüğü’ne gönderdiği dilekçede Alacami Köyü’ne HES Projesi yapılmasını istemediklerini ifade etti.
 
“KÖYÜMÜZ GELECEĞİNİ KAYBETMİŞ OLACAK”
Alacami Mahallesi , Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne gönderdiği dilekçede şu ifadelere yer verdi, “Görüntü ve gürültü kirliliğinin yanında, koruma altındaki yaban hayatının, endemik bitki örtüsü, balık ve hayvan türlerinin bu projeden etkileneceğini düşünmekteyiz. Köyümüzün geleceği açısından da projenin, sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan son derece olumsuz etki yaratacağını düşünüyoruz. Turizm açısından gelecek vaat eden köyümüz bu projenin hayata geçirilmesi halinde geleceğini de kaybetmiş olacaktır. Sulama suyumuzun bile boruların içine alınacak olması ile turizmin yanında tarım da yapılamayacağı görülmektedir. Gerekli bilimsel araştırmalar yapıldığı taktirde, bu endişelerimizin haklılığının ortaya çıkacağına olan inancımız tamdır. Bunlar ve bunlara benzer birçok olumsuz etkiden dolayı projenin hayata geçirilmesini istemiyoruz.”
 
İLK HES 2013’TE FAALİYETE GEÇMİŞTİ
Dim Alacami Köyü içerisinde su toplama havzası bulunan Bucak HES’in inşaatı 2011 yılında başlamış ve 2 yıl sürmüştü. 45 Milyon TL maliyet ile 2013 yılında kurulumu tamamlanarak faaliyete başlayan proje, Bucak Yenilebilir Enerji Üretimi A.Ş. tarafından yapılmış ve işletilmeye başlanmıştı.
Coğrafi olarak dağlarla çevrili küçük bir yerleşim alanı olan Alacami Mahallesi’nde Bucak HES’in ardından ikinci bir HES Projesi’nin daha planlanması mahalle sakinleri tarafından tepkiyle karşılanıyor.
Hüseyin K.
1İMZACI
200
Dilekçeyi imzalayın

Üniversitelerde Uzaktan Eğitim Olacaksa Harç Ücretleri Azaltılmalı

Ben Mühendislik Öğrencisiyim ve 758 tl olan harç ücretimiz 830 tl oldu. Eğer eğitime uzaktan devam edilecekse bu ücretin düşmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu süreçte ailesi çalışamayan arkadaşlarımızın ve ödeme olanağı zorlaşan ailelerin zor durumda kalmasını engellemek istiyoruz
Esra Y.
1İMZACI
500
Dilekçeyi imzalayın

Mardin-Midyat yolu yapılsın, başka Rezan bebekler ölmesin!!!

06.06.2020 tarihinde, Covid-19 salgınının aylar süren evde-kal sürecinin ardından, insan yüzü görebilmek ve olası histeri hastalığını yaşamamak adına aile ziyaretine gittiğimiz Midyat'tan Mardin Merkez'e dönüş yolunda, 60 yıllık mazisi olup şimdiye kadar nice "insan"ın canına mal olmuş, halk dilinde ölüm kavşağı adıyla anılan "Fıstıklı Kavşağı" ile meşhur Mardin-Midyat yoluna, kalbimin meyvesi olan 17 aylık Mehmed Rezan Erdem'imi kurban verdim.Sayın Cumhurbaşkanı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı, Karayolları Genel Müdürü ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı; 60 yıl öncesinin standartlarıyla günümüzde nice yürekler dağlamaya devam eden Mardin-Midyat karayolunun yapılması için daha kaç canımızın yitmesi gerekecek? Sayın yetkililer; bir anne-baba olarak, sadece bir anlığına ,Rezan bebeğin sizin çocuğunuz olduğunu düşünmenizi istirham ediyorum. Ne hissederdiniz? Bu yolun yapılması için harekete geçin lütfen, Rezan bebekler ölmesin!!! 
Member-anonymized
1İMZACI
200
Dilekçeyi imzalayın

ZAFERLERİMİZ

Kolektif Eylem, Küresel Etki

Gezegeni korumak
Hayatları kurtarmak
Hakları savunmak

Gezegeni korumak

Tarihin en büyük iklim yürüyüşlerinden bazılarını organize ettik, 2,5 milyon hektar yağmur ormanının korunmasına destek olduk ve yaşayan Dünyamızı korumak için yılmadan mücadele ettik.

KOLEKTİFEYLEMLEMİLYONLARIGÜÇLENDİRMEK

About Us Thumbnail

Depremden sadece 72 saat sonra imdadımıza yetişip bize destek olan Avaaz'a gönülden müteşekiriz... Bu ülke olağanüstü zor zamandayken hayatlar kurtardınız."

Rajeev Goyal

Kavre Deprem Yardımı, Phul Maya Vakfı

"Avaaz dünyanın her yerindeki dezavantajlı kesimlerin müttefiki, buluşma noktasıdır."

Zainab Bangura

Sierra Leone eski Dışişleri Bakanı

Liderlerimize okyanuslarımızı korumanın zamanının şu an olduğunu anlatmak için dünyanın her yerindeki insanların seslerini yükseltmesi çok önemli. İmza veren 1,3 milyon kişi... bunun gerçekleşmesinde büyük bir rol oynadı."

Matt Rand

Direktör, Küresel Okyanus Mirası projesi, Pew Trust